Emre Söylemez, Nisa Nur Aktaş, Zehra Saygılı, Caner Çakır Yaren Sofu'nun "Adalar Vakfı Akillas Millas Araştırma Ödülü 2026" için tasarladığı proje önerisi.

Proje Raporu: SUYUN HİKÂYESİ: Prens Adaları’nda Su Kültürünün Haritalanması

Prens Adaları, çoğunlukla doğal peyzajı, kıyı yerleşimleri tarihî yapıları üzerinden okunmaktadır. Oysa adaların kimliğini biçimlendiren en temel unsur, onları çevreleyen denizin ötesinde, suyla kurulan çok katmanlı ilişkiler bütünüdür. Su; ulaşımı mümkün kılan ağ, gündelik yaşamı örgütleyen arayüz, kültürel belleği taşıyan hafıza mekânı, ekolojik yaşamın temel bileşeni ritüelleri şekillendiren sembolik unsur olarak Adalar’ın oluşumunda belirleyici rol üstlenmektedir. Ancak ilişkiler çoğu zaman birbirinden kopuk biçimde ele alınmakta, suyun kültürel boyutu görünmez kalmaktadır.

Suyun Hikâyesi, Prens Adaları’nda su kültürünü disiplinlerarası bakışla yeniden okumayı amaçlayan haritalama araştırmasıdır. Çalışma, haritayı yalnızca mekânsal veriyi gösteren teknik temsil aracı olarak değil, farklı bilgi katmanlarını araya getirerek yeni ilişkiler kurabilen analitik araştırma yöntemi olarak ele almaktadır. yaklaşım sayesinde fiziksel çevre, kültürel miras, gündelik pratikler kolektif hafıza aynı okuma düzleminde buluşturulmaktadır.

Araştırma kapsamında oluşturulan haritalar, Prens Adaları’nda suyla kurulan ilişkinin birbirini tamamlayan sekiz farklı boyutunu görünür kılmaktadır. Suyun kültürel mirası, kıyı kullanımı, su altı yaşamı ekolojik miras, suya açılan kamusal yapılar, suyun belleği, ritüel gelenekler, suyun anlamsal temsilleri suyun ruhani sembolik değeri ayrı ayrı haritalanmış; ardından katmanlar birlikte okunarak Adalar’ın su kültürüne ilişkin bütüncül anlatı oluşturulmuştur. Böylece su, yalnızca çevreleyen doğal unsur değil, mekânı, zamanı toplumsal yaşamı örgütleyen dinamik kültürel sistem olarak ele alınmıştır.

Çalışmanın temel amacı, görünmeyen ilişkileri görünür kılmaktır. İskelelerden ayazmalara, kıyı kullanımından deniz ekosistemlerine, vapur yolculuklarından gündelik ritüellere kadar uzanan çok katmanlı yapı, farklı ölçeklerde üretilen haritalar aracılığıyla yeniden yorumlanmaktadır. Her harita tek başına belirli temaya odaklansa birlikte okunduklarında Adalar’ın suyla kurduğu ilişkinin sürekliliğini, çeşitliliğini dönüşümünü ortaya koyan bütünleşik anlatıya dönüşmektedir.

yönüyle çalışma, kültürel peyzaj araştırmalarında haritalamanın yalnızca mevcut durumu belgeleyen temsil biçimi olmadığını; farklı disiplinlerden gelen verileri araya getirerek yeni okuma biçimleri geliştiren yaratıcı araştırma yöntemi olabileceğini göstermektedir. Prens Adaları örneği üzerinden geliştirilen yaklaşım, su merkezli kültürel peyzajların anlaşılması görünür kılınmasına yönelik alternatif metodolojik öneri sunmaktadır.

Araştırma Yaklaşımı

Araştırma; arşiv belgeleri, tarihsel haritalar, literatür taraması, mekânsal gözlemler kültürel mirasa ilişkin mevcut veri setlerinin birlikte değerlendirilmesiyle hazırlanmıştır. Elde edilen bilgiler coğrafi tematik katmanlara ayrılmış; her katman suyla kurulan farklı ilişki biçimini temsil edecek şekilde yeniden haritalandırılmıştır. Böylece birbirinden bağımsız görünen mekânsal, ekolojik, kültürel toplumsal veriler aynı temsil sistemi içerisinde okunabilir hâle getirilmiştir.

Haritalar yalnızca bilgi aktaran görseller değil; araştırmanın düşünme biçimini oluşturan araçlar olarak tasarlanmıştır. nedenle proje, tek ana harita üretmek yerine, birbirini tamamlayan tematik haritalar üzerinden ilerleyen katmanlı anlatı önerir. Okuyucu, her haritada suyun farklı yüzüyle karşılaşırken, haritalar birlikte okunduğunda Prens Adaları’nın su kültürüne ilişkin kapsamlı mekânsal hikâye ortaya çıkmaktadır.

çalışma, haritayı yalnızca mevcut durumu gösteren teknik temsil aracı olarak değil, kültürel peyzajı yeniden okumaya imkân veren araştırma yöntemi olarak ele almaktadır. Prens Adaları örneğinde geliştirilen yaklaşım, suyla kurulan çok katmanlı ilişkileri görünür kılarak, kültürel mirasın farklı ölçeklerde okunmasına yönelik alternatif perspektif sunmaktadır. Böylece haritalar, yalnızca mekânsal bilgiyi aktaran görseller değil, Adalar’ın su kültürünü anlamaya yeniden yorumlamaya olanak sağlayan anlatı dizisine dönüşmektedir.