Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali, 14-20 Eylül tarihleri arasında beşinci yaşını kutlayacak. Bugüne kadar 35 bin izleyiciye ulaşan festival, yıl hafta boyunca dünyanın dört yanından dikkat çeken filmleri izleyiciyle buluşturacak, gösterimlerin yanı sıra paneller söyleşilerle sinema dünyasına ilham veren tartışma alanları açmaya devam edecek. Festival, açılışını 14 Eylül akşamı Büyük Park Amfitiyatro’ yapacak. 15 Eylül itibariyle Vural Sineması, Fabrika Ayvalık Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde gösterimlerini sürdürecek; programdaki filmlerden hareketle oluşturulacak farklı başlıklardaki konuşmalara ise ASKEV Sera ev sahipliği yapacak.
2022’den beri eylül ayında yılın en yeni yapımlarını sinemacıları Ayvalık’ta buluşturan festival programından açıklanan ilk filmler yılın en çok konuşulacak yapımlarından bazılarını barındırıyor. Pedro Almodóvar’ın yeni filmiBuruk Noel / Bitter Christmas / Amarga Navidad, Sandra Wollner’ınCannes Film Festivali Belirli Bakış Ödülü’nü kazanan filmiHer Defa / Everytime, Paweł Pawlikowski’ye Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran Ata Yurdu / Fatherland, Rodrigo Sorogoyen’in yönettiğiEn Sevdiğim / The Beloved / El ser querido, Radu Jude imzalı Oda Hizmetçisinin Güncesi / The Diary of a Chambermaid / Le journal d’une femme chambre Valeska Grisebach’ınCannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü kazananfilmiThe Dreamed Adventure / Das geträumte Abenteuer festival kapsamında Ayvalık izleyicisiyle buluşacak.
Programdan İlk Filmler
İspanya sinemasının usta yönetmeni Pedro Almodóvar, prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan En İyi Film Müziği ödülünü kazanan filmi Buruk Noel / Bitter Christmas / Amarga Navidad ileotobiyografik anlatılarına geri dönüyor. 2004 yılında reklam yönetmeni olan Elsa’nın uzun hafta sonunda yaşadıklarını, 2026 yılında ise senarist yönetmen olan Raúl’ün kaleme aldığı senaryoyu iki ayrı zaman diliminde birbirine bağlayan film, kurmaca gerçeğin sınırlarında ilerliyor; ilham yaşam arasındaki ince çizgiyi otobiyografik anlatının sınırlarını sorguluyor.
Avusturyalı yönetmen Sandra Wollner’ın yönettiği Her Defa / Everytime yıl Cannes Film Festivali’nin en çok ses getiren filmlerinden biri. Gösterildiği Belirli Bakış bölümünde büyük ödüle layık görülen sarsıcı film, trajik kaybın ardından zamanın gerçekliğin kırıldığı gerçeküstü sürece odaklanıyor. Erkek arkadaşı Lux birlikteyken hayatını kaybeden Jessie’nin ardından annesi kız kardeşinin kurmaya çalıştığı hassas düzen, Lux’un yeniden ortaya çıkmasıyla altüst. Suçluluk, yas affedilme duygularıyla boğuşan üçlünün hiç gerçekleşmemiş aile tatili için çıktıkları yolculuk; vicdan azabı, yas zamanın donduğu hayal deneyimine dönüşür.
Ida Soğuk Savaş filmleriyle tüm dünyaya adını duyuran Paweł Pawlikowski, yeni filmi Ata Yurdu / Fatherland siyah-beyaz üçlemesini tamamlıyor savaş sonrası Avrupa’nın karmaşası içinde kimlik, aile, aşk suçluluk temalarını kendine özgü yalın parçalı anlatımıyla ele alıyor. Pawlikowski’ye Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran film, Nobel ödüllü yazar Thomas Mann oyuncu, yazar ralli pilotu kızı Erika’nın Soğuk Savaş’ın en yoğun dönemlerinden biri olan 1949 yazında çıktıkları yolculukta geçiyor. Thomas Mann’ın on altı yıllık sürgünün ardından döndüğü ülkesi Almanya’nın bölünmüş gerçekliğiyle kendi ailesindeki derin çatlaklarla yüzleşmesini takip eden filmin başrollerini Sandra Hüller Hanns Zischler ıyor.
Rodrigo Sorogoyen’in Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yapan filmi En Sevdiğim / The Beloved / El ser querido, geçmişin kapanmamış yaralarıyla yüzleşen baba-kız hikâyesini sinemanın kendisi üzerine anlatıyla iç içe geçiriyor. Hem sinema kariyeri hem şiddet aşırılıklarla dolu geçmişiyle efsaneleşmiş yönetmen Esteban Martínez, yeni projesinde kızı Emilia’ya rol teklif. Film setinde başlayan buluşma, baba kız arasında yıllardır ılmamış yakınlığı doğururken geçmişin derin kırgınlıklarını su yüzüne çıkarır. 65 mm’den 8 mm’ye, siyah-beyaz görüntülerden dijital Mini DV formatına uzanan farklı tekniklerle çekilen, Javier Bardem Victoria Luengo’nun başrollerini üstlendiği film, aile bağları, sinema geçmişle hesaplaşma üzerine yoğunlaşıyor. Javier Bardem filmde, kariyerindeki en iyi performanslardan birini sergiliyor.
Romanya sinemasının Altın Ayı ödüllü yönetmeni Radu Jude’nin Octave Mirbeau’nun aynı adlı eserinden ilham alan yeni filmi Oda Hizmetçisinin Güncesi / Diary of a Chambermaid / Le journal d’une femme chambre, dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yaptı. Bordeaux’ burjuva ailenin yanında çalışan genç Rumen kadın Gianina’nın hikâyesi üzerinden göçün ekonomik olduğu kadar duygusal ailevi sonuçlarına odaklanıyor. Kızı Romanya’ ondan uzakta büyüyen Gianina, yandan işverenlerinin oğluna bakarken yandan amatör tiyatro topluluğuyla Oda Hizmetçisinin Güncesi’ninuyarlamasında rol almak için provalara katılır. Jude, Noel yaklaşırken kızıyla yeniden araya gelme umudunu besleyen Gianina’nın yalnızca telefon üzerinden sürdürebildiği ilişki aracılığıyla özlem, mesafe aile bağları üzerine dokunaklı hikâye anlatıyor.
Be My Star Western gibi filmleriyle tanınan Valeska Grisebach’ın yeni filmi The Dreamed Adventure / Das geträumte Abenteuer, Bulgaristan’ın güneydoğusundaki ücra sınır kasabasında geçiyor. Filmde, derin duygusal bağlar tığı adama yardım etmek isterken yasa dışı sevkiyatın ortasında kalan kadının hikâyesini izliyoruz. The Dreamed Adventure / Das geträumte Abenteuer, tehlikeli maceranın peşinde coğrafi ahlaki sınırları aşarken bireyin kendi arzuları geçmişiyle yüzleşmesini etkileyici atmosferle aktarıyor. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasında yapan burada Jüri Ödülü’ne layık bulunan çarpıcı film hem seyirci hem eleştirmenlerin isini toplayarak festivalin yıl öne çıkan yapımları arasında yer.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali programında yer alan filmler etkinlikler önümüzdeki günlerde açıklanacak.