Artı Gerçek - Amida Haber’e konuşan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Ahmetler makama” sözlerinin üzerinden yıl geçmesine rağmen görevine iade edilmemesine ilişkin, mücadelesinin kişisel beklentiden çok halk iradesinin üzerindeki ipoteğin kaldırılmasıyla ilgili olduğunu söyledi.
Demokratik sistemin kurulması Kürtlerin çözüm sürecinde gerçek muhatap olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Türk, “Kürtler aslında kendilerine düşen her türlü görevi sorumluluğu yerine getirmiştir. Ama bugüne kadar açıkça söylemek gerekir ki devletten hiçbir adım atılmadı”.
'BİR YASA ÇIKIYORSA GEREĞİ YERİNE GETİRİLMELİ'TBMM’ 467 oyla kabul edilerek Resmî Gazete’ yayımlanan yasanın gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini söyleyen Türk, sürecin farklı kurumlar komisyonlar üzerinden uzatıldığını söyledi:
"Kürtler aslında kendilerine düşen her türlü görevi sorumluluğu yerine getirmiştir. Ama bugüne kadar açıkça söylemek gerekir ki devletten hiçbir adım atılmadı.
Şimdi burada barış olacaksa muhatabın olması lazım. muhatabın eşit koşullarda süreci yürütmesi gerekiyor. Ancak burada bunu göremiyoruz. Daha önce birçok yerde bunu ifade ettim. Türkiye Büyük Millet Meclisi 467 oyla yasayı, kanunu gündeme getirdi kabul edildi. Yasa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden çıkıp Resmi Gazete' yayımlandıktan sonra bunun gereğinin yerine getirilmesi gerekiyor. Ama bugün Milli Savunma Bakanlığı diyor, MİT Müsteşarlığı diyor, bilmem başka meclis içinden komisyon oluşturuluyor. süreci uzatmaya yönelik anlayışla karşı karşıyayız. doğru değil. yasa çıkıyorsa yasanın gereği yerine getirmek lazım.
Şunu açıkça ifade ettik. Elinde silah olan insanlar silahlarını bırakmış. sürecin izlenmesi konusunda akıl ortaya çıkabilir. Ama fikirlerinden, düşüncelerinden siyaset yaptığı için cezaevinde olan insanların silahla ne ilgisi var? Bunlar eline silah aldı? Kandil'e gitti insanlar? Hayır. zaman niye bunu bekletiyor?. Selahattin Demirtaş'ı, Figen Yüksekdağ'ı, arkadaşlarımızı, burada tutmanın nedenini biz bilemiyoruz."
'SÜRECİN ŞEKİLDE DEVAM ETMESİ UMUTSUZLUK YARATIR'Demirtaş Yüksekdağ’ın serbest bırakılacağı yönündeki beklentilerin karşılanmadığını belirten Türk, sürecin oyalama politikasına dönüştüğünü söyledi:
"Şimdi oyalama politikası yürütülüyor. Bunu doğru bulmuyorum açıkçası. Belki söylediklerim birilerinin hoşuna gitmeyebilir. Ama gerçeği dile getirmek lazım.
Kürtler ülkede ortak demokratik değerler etrafında bütün halklarla buluşmak, birlikte yaşamayı içselleştirmiş olan noktada. Ama şimdi bunun önünde engeller çıkararak, bunu yok sayarak veya hiçleştirmeye çalışarak süreci kontrol etmeye çalışan anlayışla yaklaşırsanız elbette ki bence süreç konusunda tepkiler ortaya çıkar, güvensizlikler ortaya çıkar.
Sürecin şekilde devam etmesi umutsuzluk çıkartır. Biz bunun olmasını istemiyoruz. Gerçekten sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için hepimiz büyük çaba gösteriyoruz. Halkımız buna hazır. Artık silahların gündemde olmadığı, demokratik siyasetin öne çıktığı sorunların diyalogla, uzlaşarak, tartışarak çözmek istediğimiz mantıkla hareket ettiğimizi Kürtlerin böyle düşündüğüne inanıyorum. Çünkü insanlarla konuşuyoruz, halkla konuşuyoruz.
Silahların susması güzel Ama silahlar sustuktan sonra mesele sadece silah değil. Halkın talepleri var, özlemleri var, beklentileri. Yıllardan beri özgür, demokratik ortamın sağlanması için mücadele vermiştir. mücadelenin sonuçlanması başarıya ulaşması için çaba gösteriyor. Biz çabanın içindeyiz.
Biz süreci küçümsemiyoruz. sürece karşı çıkmıyoruz. Tam tersine büyük destek veriyoruz. Ama birileri Kürt halkının değer verdiği barış sürecine kendilerinin görebileceği, kendilerinin destek verebileceği Kürtleri anlayacak mantıkla yaklaşmasını bekliyoruz istiyoruz."