Öne Çıkan Başlıklar
  • Birleşmiş Milletler, uluslararası barışı korumada önemli rol oynamış ancak son yıllarda meşruiyeti zayıflamıştır.
  • Genel Sekreter António Guterres, dünya üzerindeki çatlakların büyüdüğünü insanlığın geleceğinin büyük güç sınavlarına bağlı olduğunu vurguladı.
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM’deki reform çağrısında bulundu kurumun etkisiz hale geldiğini ifade.
  • 2026’ küresel savaş tehlikesinin artması, BM’nin karşılaştığı baskıyı artırdı.
  • Ukrayna-Rusya savaşı Orta Doğu’daki gerilimler, BM diplomasi çabalarını zorlaştırıyor.

Birleşmiş Milletler’in kurulması, büyük güçler arasındaki barışı korumada uluslararası kurumların gerekliliğinin (ancak yeterliliğinin değil) kabulüydü. Soğuk Savaş boyunca Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından, Birleşmiş Milletler insani yardım, insan hakları barış koruma alanlarındaki çalışmalarını genişletecek kadar saygınlık otoriteyi korumayı başardı. Ancak son yıllarda, kilitlenmiş Güvenlik Konseyi, tekrarlayan skandallar büyük devletlerden gelen düşmanlık, kurumun meşruiyetini zayıflattı kendisine verilen görevleri yerine getirme yeteneğini felç. Savaş, jeopolitik rekabet uluslararası hukukun hiçe sayılmasıyla giderek daha fazla bölünen dünya, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun seksen birinci oturumunu açmak üzere New York’ta araya gelen küresel liderlerle birlikte, değerler gerçeklik arasındaki giderek büyüyen uçurumla yüzleşti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, “Dünyamızdaki fay hatları genişliyor” uyarısında bulunarak, “çatlaklar kanyonlara dönüştü”. Guterres, Genel Kurul’a yaptığı son konuşmasında; insanlığın geleceğinin, savaş, eşitsizlik, iklim değişikliği yapay zekâ olmak üzere dört büyük güç sınavına nasıl yanıt vereceğine bağlı olacağını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Gazze’nin “çağımızın en insanlık dışı utanç verici toplama kampı hâline geldiğini” belirtti. Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında birçok farklı başlıkta dünya kamuoyuna seslendi. Konuşmasının öncesinde BM Genel Konseyi’ndeki beş daimî temsilcinin veto hakkının kaldırılması çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel kurula hitabı sırasında reform çağrısını tekrarladı. Erdoğan, “(BM) 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu yapı kabul edelim ki ne adildir ne güveni tam manasıyla tesis edebilir”. “Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir” diyen Erdoğan, BM’nin “görevini icra edemez hâle getirildiğini” söyledi. Avrupa güvenliği başlığında, “Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı Avrupa’nın daha güçlü, daha güvenli olması açık söylüyorum mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna’nın egemenliği toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur”. Mekke Anlaşması’na değinen Erdoğan, “Pakistan Suudi Arabistan’la kurduğumuz Savunma İttifakı aramızdaki dayanışmayı perçinliyor, sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz”.

BM Teşkilatı 2026 Yılındaki Küresel Savaş Tehlikelerini Çözmek

Çanakkale Boğazı’nda bulunan Fransız savaş gemisi Bouvet. Savaşın başında Akdeniz’ asker konvoylarına refakat etmekle görevlendirilmişti. 1915’in başlarında, Çanakkale Boğazı’ndaki Türk savunmasını temizlemek için gönderilen daha büyük İngiliz Fransız gemi grubunun parçası olan Bouvet, en az sekiz Türk top mermisiyle vurulduktan sonra mayına çarptı geminin birkaç dakika içinde batmasına neden. 

Almanya’nın teslimi

XIX. yüz yılda kuvvet kullanımı egemenlik doktrinin doğal sonucu egemenlikten kaynaklanan doğal hak olarak görülmektedir. Devletler arasında çıkan uyuşmazlıkların çözüm yolu olarak kuvvet kullanma hakkına başvurabilmekteydi. Fakat savaşın yıkıcılığı, siyasal, ekonomik sosyal sonuçları devletlerin. yüz yılın sonlarından. Yüz yıla kadar olan dönemde devletler arası ilişkilerin yönlendirilmesi için kurulacak devletler üstü yapı yoluyla barışı amaçlayan evrensel barış düşüncesinin gelişmesine sebebiyet verdi. Evrensel barış düşüncesi devletler arasında meydana gelen bütün anlaşmazlıkların kuvvet kullanma yolu yerine kurulacak hakemlik sistemi çözülmesi amaçlanmıştır. düşüncenin uzantısı olarak 1920 yılında Milletler Cemiyeti’nin, 1928 yılında Kellog Paktı’nın son olarak 1945 yılında Birleşmiş Milletler’in kurulduğunu görmekteyiz.

Japonya’nın teslimi

İnsan medeniyeti. yüz yılda iki büyük dünya savaşı akabinde Soğuk Savaş süreci 2027’ye gelmiş bulunmaktadır.Dünya Savaşı sonrasında Versay Antlaşması, 28 Haziran 1919’ Versay Sarayı’nın Aynalı Salonu’nda imzalandı. Milletler Cemiyeti Sözleşmesi,. Dünya Savaşı’ndan sonra Paris’te imzalanan tüm barış anlaşmalarıyla birlikte antlaşmaya entegre edildi. Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam olarak bilinir), günümüzdeki Birleşmiş Milletler’in temeli sayılabilecek organizasyondu. Dünya Savaşı’nın ardından İsviçre’nin Cenevre kentinde, 10 Ocak 1920’ kuruldu. Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçıl yollarla çözmekti Sözleşme giriş bölümü 26 maddeden oluşuyordu. Milletler Cemiyeti’nin temel işlevini şekilde tanımlıyordu: “uluslararası iş birliğini teşvik etmek uluslararası barış güvenliği sağlamak”.[4]

II. Dünya Savaşı’nın ardından kurulan Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan BM Şartındaki kuvvet kullanımına ilişkin olan 2. maddenin 3. fıkrasında “tüm üyelerin, uluslararası nitelikteki uyuşmazlıklarını, uluslararası barış güvenliği adaleti tehlikeye düşürmeyecek biçimde, barışçı yollarla çözeceği” ibaresi yer almaktadır. maddeyle, daha önceki dönemlerde kullanılan barış olgusunun kez daha yinelendiği yolla savaşları önleme amacının güdüldüğü görülmektedir. BM Şartı’nın, 2. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen “tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi başka devletin toprak bütünlüğüne ya siyasal bağımsızlığa karşı gerek Birleşmiş Milletler’in amaçları bağdaşmayacak herhangi biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar” ibaresinin ise kuvvet kullanılmasının yasaklanması konusunda net hüküm getirdiği görülmektedir.

2026 yılında Birleşmiş Milletler; uluslararası kaygıların merkezinde yer alan uzak, varsayımsal risklerin yerini büyük ölçekli küresel savaş jeopolitik parçalanmanın almasıyla daha önce benzeri görülmemiş baskıyla karşı karşıya kaldı.

Büyük Ölçekli Savaş Jeopolitik Rekabet: Buna göre BM Küresel Risk Raporu küresel çapta büyük savaş olasılığı, uluslararası uzmanlar hükümet yetkilileri arasında anda en büyük korku olarak öne çıkıyor.

Orta Doğu’ Gerilim Tırmanıyor: İsrail, ABD İran’ı kapsayan çatışma, bölgeyi daha geniş savaşın eşiğine getirdi Hürmüz Boğazı gibi denizcilik yollarını ciddi şekilde aksattı.

Ukrayna-Rusya Savaşı: Artan saldırılar askeri gerilimler, kontrolden çıkma riskini artırarak küresel tahıl buğday arzını ciddi şekilde etkilemeye devam ediyor. BM Genel Kurulu’nda araya gelen liderler, canlanmaya ihtiyaç duyan örgütle karşılaşacaklar. Savaşları durdurmayı sivillerin çektiği acıları hafifletmeyi amaçlayan BM diplomasisi felç olmuş durumda, fon kesintileri ise BM’nin kapasitesini zayıflattı. Devletler, yeni Genel Sekreter atamaya hazırlanırken yandan geleceğe odaklanıyorlar.

Makalenin Dergide Yer Alan Devam Bölümleri:
  • ABD, Rusya, Fransa, Çin İngiltere liderlerinin 81. Genel Kurul’daki çarpıcı hitapları karşılıklı sert eleştirileri
  • Başkan Donald Trump’ın İran Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) hakkındaki şok edici açıklamaları
  • Sergey Lavrov Emmanuel Macron’un çok kutupluluk “cezasızlık çağı” üzerindeki analizleri
  • Prof. Mesut Hakkı Caşın’ın kaleminden BM’nin geleceği yeni Genel Sekreterlik seçim süreci değerlendirmesi
📖 Makalenin tamamını okumak 🔍