Kardeş Türküler, bugün (11 Haziran 2026) Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde “Yan Yana” konserle dinleyicilerle buluşacak. Gecede sahneyi Candan Erçetin, Mine Koşan, Songül Öden, Deniz Barut, Erol Babaoğlu, İstanbul Kafkas Kültür Derneği, Kırşehir Belediyesi Abdallar Topluluğu, Yunus Deveci Sayat Nova Korosu acak.
Kardeş Türküler Sayat Nova’nın ilişkisi ta Kardeş Türküler’in kuruluşuna dayanıyor. 30 yıldan fazlası. Geçmişte farklı konserlerde Sayat Nova korosu daha geniş kadrolarda Kardeş Türküler sahneye çıktı. “Mahallemize Aşık Geldi” projesi Kardeş Türküler, Sayat Nova Korosu Ruhi Su Dostlar Korosu’nun ortak prodüksiyonuydu.
Fotoğraf: Ahmet Caner Altay.Sayat Nova’nın genç koristleri konserde “Ov Hayatz Aşkhar” (Ey Ermeni Dünyası), “Zepür Gı Tarnam” (Meltem Olurum), “Sari Sirun Yar” (Dağların Sevgili Yari) şarkılarını söyleyecek. "Sari Sirun Yar"ı seslendirecek Songül Öden'e eşlik edecek koro, “Zepür Gı Tarnam”ı Kardeş Türküler söyleyecek.
internethabercisi ekibi olarak provalarına günler öncesinden gittik; Harbiye Açıkhava’nın sahne kurulumları arasında, konserin hazırlık sürecine tanıklık ettik. Sahne öncesinde Sayat Nova Korosu üyeleri Narod Erkol, Aren Selvioğlu Masis Taşı araya gelip müziği, hafızayı birlikte olma hâlini konuştuk; hem geçmişe hem bugüne dokunan sohbetin içinde yer aldık.
Müziğin en çok işe yaradığını hissettiğiniz an neydi? Öyle an var sizin için?
Masis Taşı: Müziğe işlevsellik noktasından yaklaşmak değil biraz daha iyi hissetmek, birlik olmak, kolektif duygular hissetmek gibi noktadan yaklaşmak gerekir diye düşünüyorum. Hani zaten müzik öyle kimsenin hayatını kurtarmıyor, şey yapmıyor ama insanların arada hissetmesine, belki zor zamanlarında kendilerini daha iyi hissetmelerine sebep oluyor bence.
Fotoğraf: Ahmet Caner Altay.Konser için “Yan Yana” başlığı seçildi birçok grubun birleştirdiği şey, başlık altında Sayat Nova Korosu’nun bulunmasını siz nasıl yorumluyorsunuz? Konserin başlığı toplanması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aren Selvioğlu: Kardeş Türküler benim hatırladığım 1994’ten beri sahneye çıkan, Mikhtaryan Derneği sahnesinden başlayıp Harbiye Açıkhava’ya kadar birçok sahneye çıkan topluluk zaten. biz Mikhtaryan’dan itibaren onlarla yan yanaydık. yani anki sahnedeki çocuklar değil belki ama bizim büyüklerimiz vardı. Ermenice şarkılarda hep sağlandı, çeviri yardımı yapıldı vesaire. ‘Yan Yana’ Kardeş Türküler'in seçtiği başlık. başlıkta, Sayat Nova Korosu’nun onların yanında olan ekiplerden biri olması kaçınılmazdı.
Sayat Nova Korosu olarak nasıl planlarınız var, neler bekliyor sizi gelecekte?
Aren Selvioğlu: yıl, biraz zor oldu toparlanmamız. Ama tekrar şarkı söylemeye başladığımız için mutluyuz.
Masis Taşı: 21 Haziran’ Boyacıköy Yerints Mangants Kilisesi bahçesinde, eski şefimiz Melikcan Zaman adına dinletimiz olacak. Son beş senedir şarkı söyleme refleksimizi şekilde başka yerlere kanalize etmiştik. Çocuk korosuyla koroyu şekilde ayakta tutuyorduk. Geçen sene şefimiz Melikcan Zaman’ı çok genç yaşta aniden kaybettikten sonra sene tekrar toplanmayı biraz kendimize sorumluluk olarak gördük. sene yapmak istediğimiz tek şey aslında beraber tekrar şarkı söylemek, arada olmak, beraber gülüp eğlenmekti. Bunu şekilde Boyacıköy’deki dinletiyle yapmak istedik. Onu Melikcan’a adayacağız.
"Hep ön sırada olurdu"Hrant Dink ya internethabercisi'u düşündüğünüzde aklınıza gelen anınız var ?
Aren Selvioğlu: 2007, 19 Ocak 2007’nin ertesi ya günün ertesi akşamı… Sırayla herkes nöbet tutuyordu kapıda. Biz orada nöbet tutanlardan biriydik. Oradaydık. Ama orada bulunmak, ekip olarak orada olmak, kafamı çevirdiğimde başka Sayat Nova Korosu üyesini orada görmek hep birlikte birbirimizin desteğini hissetmek çok güçlü duyguydu.
Masis Taşı: Ben ilkokuldaydım. Öğretmenlerin koşuşturduğunu ağladıklarını hatırlıyorum sadece. Başka hiçbir şey hatırlamıyorum.
Narod Erkol: devamında çeşitli sebeplerle çıktığımız sahneler vardı. dönemin ardından, özellikle üç dört yıl boyunca çok sayıda proje vardı biz yapabildiğimiz kadar hepsinde sahnedeydik. Anma gecelerinde ya farklı etkinliklerde sürekli yer aldık.
Aren Selvioğlu: Ama ben mesela şunu çok net hatırlıyorum. Çocuk korosundayken Maçka Maden Fakültesi’nde konserler verirdik. Yan kulisin arka kapısından böyle dışarı açılan çıkış vardı, fuayeye bakan. Orada hep “kim geliyor” diye bakardık. Hrant Dink’in geldiği anı çok net hatırlıyorum; sahne gibi aklımda kalmış görüntü.
Narod Erkol: Evet, hep ön sıralarda olurdu zaten. Hep olurdu.