Tıbbi cihazların kusursuz çalıştığı ancak hastanın "zaman mekân" algısını yitirdiği oda;, Neufert standartlarına göre "tamamlanmış" mekân mıdır, yoksa teknik hapishane midir?
Biyolojimiz güneş ışığını komut dosyası gibi.Güneş ışığını görmeyen hasta, gündüzü geceyi karıştırır. tıp literatüründe “Yoğun Bakım Psikozu” (deliryum) dediğimiz tabloyu tetikler.
Modern hastane mimarisi, en kritik hastasını dünyanın en gelişmiş cihazlarıyla donatırken; çoğu zaman dünyanın en ilkel mekânına, yani penceresiz kutuya hapsetmektedir. Bugün pek çok yoğun bakım ünitesinde; penceresiz kutu tasarımlar, Neufert’in gün ışığı standartlarına aykırıdır. Ayrıca monoton cihaz sesleri alarm döngüleri, hem hasta hem personel üzerinde aşırı duyusal yüklenme yaratır.
Yoğun bakıma yatan bilinci açık hasta için süreç; sadece hastalıkla mücadele değil, kendi varlığı üzerindeki tüm kontrolü kaybetme travmasıdır. Hasta artık odanın parçası, “yatak numarası” gibi hissetmeye başlar. Mekân kadar baskın sterildir ki, bireyin “benliği” sterilite içinde. noktada beyin, dayanılmaz baskıdan kurtulmak için halüsinasyonlar üretmeye başlar. Tıbbi sebep bulunamayan deliryumun asıl tetikleyicisi budur; Mekân kadar katlanılmazdır ki, zihin mekândan çıkmak için kaçış yolu. Geçmişte sağlık profesyoneli olarak yoğun bakım koridorlarında oldukça sık şahit olduğum durum: çevresel etkenlere bağlı deliryumdur.
Yoğun bakımdaki penceresiz kutuda zihin, referans noktası bulamadığı için savrulur. Deliryum, kopuş kayboluş halidir; hastanın “şimdi” “burada” bağı kopar. Eğer hasta dışarıyı görüp orayı özlüyorsa, onun zihninin hâlâ sağlıklı şekilde “geleceğe” “dış dünyaya” tutunduğunu gösterir. Yoğun bakım hastasına özlem nesnesi vermek, beyni aktif sağlıklı tutar.
Özlem, hedeftir. Zihni boşlukta bırakıp kendi içinde çürüteceğine (deliryum) hastaya tutunabileceği çapa vermek gerekir.
anki sistemde mimar “binayı”, hekim “hastayı” sahiplenmekte ama kimse “binanın hastayı nasıl etkilediğini” sahiplenmemektedir. boşluğu dolduracak olan şey, dünyada Kanıta Dayalı Tasarım (Evidence-Based Design- EBD) olarak bilinen mimarlık tıbbın kesişim kümesinde uzmanlaşan yeni nesil mesleki vizyondur. Hem enfeksiyon kontrolünü hem sirkadiyen ritmi bilmektedir.
Hekime, cihazın nerede duracağını değil, hastanın pencereden neyi, ne kadar süreyle göreceğini reçete gibi sunacak donanımdadır. Mimarın “estetik” kaygısı doktorun “steril” korkusunu aynı rasyonel zeminde birleştirir.
Bilimsel Güncelleme: “Yeni Verilerin Işığında”Yeni Veri: Çevresel Etkenler
Modern tıp literatürü, yoğun bakımlarda bilinci açık hastalarda görülen “Metabolik Deliryum” mekâna bağlı “Mekansal Deliryum”un birbirinden ayrılması gerektiğini kanıtlamıştır. Yani hastanın tıbbi bulgularında sorun olmadığı durumlarda deliryuma girebildiği kanıtlanmıştır. (Ely.W., 2013)
İstatistiksel Gereklilik: Yapay ışık penceresiz duvarların yarattığı sirkadiyen bozulmanın, tedavi süreçlerini uzattığı komplikasyon riskini artırdığı artık teknik veridir.
Verinin Bilimsel Kaynakları
Vanderbilt CIBS Center Araştırmaları: merkez tarafından yapılan geniş çaplı kohort çalışmalarında, yoğun bakımda deliryum yaşayan hastaların, yaşamayan benzer durumdaki hastalara göre 6 aylık süreçte ölüm riskinin 3 kat daha fazla olduğu (3-fold increase in the risk of death) defalarca kanıtlanmıştır.
The Lancet Respiratory Medicine: 2014 sonrasındaki meta-analizlerde, deliryumun sadece ölüm riskini değil, hastanede kalış süresini kalıcı bilişsel bozukluk ( nevi erken demans) riskini dramatik şekilde artırdığı ortaya konmuştur. (Salluh JI, 2015)
JAMA (Journal of the American Medical Association): dergide yayınlanan çalışmalarda (Ely.W, 2004), Witlox J, 2010), deliryumun “bağımsız ölüm etkeni” olduğu vurgulanır. Yani hasta kalp krizinden iyileşse bile, eğer penceresiz odada deliryuma girdiyse, vücut direnci çöktüğü için ölüm riski 3 katına çıkar.
Merkezi Şartname GüncellemesiÖneri: “Sağlık Yapıları Asgari Tasarım Standartları” rehberine, yoğun bakım ünitelerinde doğal ışık dış dünya bağlantısını zorunlu kılan “Sirkadiyen Tasarım Maddesi” eklenmesi.
güncelleme; hasta iyileşme sürelerini kısaltarak kamu bütçesinde tasarruf sağlayacak, sağlık personelinin çalışma konforunu artıracak ülkemizin insan odaklı sağlık vizyonunu dünya standartlarına taşıyacaktır.
Anayasa’nın 17. 56. maddeleri, devletimize “yaşamı koruma geliştirme” ödevi yükler. (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982) Resmî Gazete (Sayı: 17863 Mükerrer)) ödev kapsamında; hastanelerimizi yapay ışık sağır duvarların etkisinden arındırıp hastayı pencere aracılığıyla gökyüzüyle daha iyisi ağaç dalıyla buluşturmak, anayasal idealin mimari karşılığıdır.
tespiti bugün dile getiriyor olmamızın sebebi yoğun bakımdaki hasta; ya hayatını kaybederek dünyadan sessizce ayrılmakta ya haftalarca süren “Mekânsal Deliryum”un yarattığı ağır zihinsel tahribatla hayata dönmektedir. Her iki durumda hasta, kendisine uygulanan mekânsal izolasyonun gerekli olduğu yanılgısındadır.
Yoğun bakımlardaki duyusal kaosu; akustik panellerle gürültü emilimini sağlayarak, alarm sistemlerini personelin merkezi izleme noktasına taşıyarak ışık hava akımını hastanın gözünden bedeninden uzaklaştırıp dolaylı hale getirerek tamamen yok etmesek bile minimize edebiliriz fakat sabit pencereleri standart gereklilik haline getirmediğimiz sürece, yaptığımız her şey sadece hapishaneyi biraz daha “konforlu” hale getirmekten öteye gitmez.
Mimarlığın anayasası kabul edilen, ilk baskısı 1936 yılında yapılan Neufert, modern yapı tasarımının temel taşlarını neredeyse asır önce koyan doktrin, sağlık yapılarında teknik mükemmeliyetin ötesinde, insani biyolojik gereklilikleri şart koşar. (Neufert,., 2012)
TARİHSEL BİR GERİLEME: CUMHURİYET VİZYONUNUN GERİSİNDE KALMAKBugün 2026 yılında, elimizde en ileri tıbbi teknoloji devasa inşaat bütçeleri varken; hastaları penceresiz, sağır mekanik kutulara hapsetmeden mekandaki ışık adaletini yoğun bakıma dahi götürebiliriz. 1936’ Neufert’in anayasasını yazdığı, 1920’lerde Atatürk’ün bizzat talimatıyla hayata geçirilen “aydınlık şifa mekânları” anlayışından bugünkü mekânsal deliryum karanlığına savrulmuş olmamız, teknik ilerleme değil, insan ölçeğini kaçırdığımızın kanıtı değil midir?
Klasik anlayış projelendirilmiş yoğun bakım (: T24, 2021)
1984 yılından yana hizmet veren Adana Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastalıkları Merkezi (: TR Hastane,.y.)
Hastane günün sağlık yapılarının mimari dilinin insan ihtiyaçlarını ne kadar merkeze aldığının açık kanıtı. Hastanın aylarca süren yatışlarda doğayı kaybedip dört duvar arasında kalma yatış süresi uzama riskini mimari çözmesi açısından örnek proje. Yıllar önce planlanmış Adana. Ekrem Tok Hastanesi planına bakıldığında, aylara çıkabilen hasta yatış süreleri düşünülerek hastanın bahçe bağlantısı koparılmamış, aksine bahçe tasarımın merkezi olarak konumlanmıştır. Yeni hastane yapıları ise bahçesiz yüksek katlardaki hasta servisleri daha izole doğadan uzak alanlara planlanmaktadır. Mevcut koşullar içinde teknik gelişmeler eşliğinde mimarlık disiplini, konularda etkin çözümler üretebilir.
İyileştiren mimari çerçevesinde planlanmış yoğun bakım (: Draeger,.y.)
Daha doğal kaplamalar gün ışığı. Dış dünya bağı güçlendirilmiş üst katlar yerine insan ölçeğinde alt katlarda planlanmış mekân. İnsanı merkeze alarak yapılan planlamalar yatış süresini kısalttığı için aslında maddi anlamda daha sürdürülebilir verimlidir.
Yazan: Peyzaj Mimarı Ayşe Ünsalan Dalkılıç (15 yıllık sağlık profesyoneli / İSG Uzmanı)
Katkıda Bulunan: İç Mimar İsmail Kızılçiçek (Ünsalan Mimarlık)
Kitaplar:
- Neufert,., & Neufert,. (2012). Architects’ Data (4. English.,. Klerk,.). Wiley-Blackwell. (Orijinal çalışma Bauentwurfslehre, ilk baskı 1936).
- Ely,. (2001). The impact of delirium in the intensive care unit on hospital length of.
Makaleler:
- Ely,., Shintani,., Truman,., (2004). Delirium as a predictor of mortality in mechanically ventilated patients in the intensive care. 291(14), 1753-1762. doi:10.1001/jama.291.14.1753
- Witlox J, Eurelings LS, Jonghe JF, (2010). Delirium in Elderly Patients: Association With Mortality, Institutionalization, and Dementia. JAMA (Journal of the American Medical Association), doi:10.1001/jama.2010.1013
- Salluh,., Wang,., Schneider,., (2015). Outcome of delirium in critically ill adults: A systematic review and meta-analysis. The Lancet Respiratory Medicine, 3(8), 619-626. doi:10.1016/S2213-2600(15)00150-5
- Ely,., Pandharipande,., Girard,., (2013/2014). Long-term cognitive impairment after critical illness. The Lancet Respiratory Medicine (Series on Post-Intensive Care Syndrome). [İlgili seri takibi: doi:10.1016/S2213-2600(14)70101-1]
Web Siteleri:
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. (1982). Resmî Gazete (Sayı: 17863 Mükerrer). Erişim adresi:
Görseller:
- T24 Haber. (2021, 18 Ekim). Cerrahpaşa’ yeni yoğun bakım servisleri açıldı: Salgın devam ediyor uyarısı. [Haber fotoğrafı]
- TR Hastane. (t.y.). Adana. Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi genel görünümü iletişim bilgileri. [Hastane tanıtım sayfası görseli]
- Draeger. (t.y.). Healthcare design for clinicians: Efficient hospital planning and design