Sergei Rachmaninoff denildiğinde çoğumuzun aklına Rus romantizmi gelir. Büyük çanlar, karanlık akorlar, uçsuz bucaksız melankoli… Ancak bestecinin iç dünyasına temas etmiş en ilginç figürlerden birinin Ermeni yazar olduğunu pek az kişi bilir: Marietta Şaginyan.
1888 yılında Moskova’ doğan Şaginyan, Ermeni aileden gelen şair, yazar düşünürdü. Genç yaşlarından itibaren edebiyat müzik çevrelerinin içinde bulundu. Şiire olduğu kadar müziğe ilgi duyuyordu. Dönemin sanat çevrelerinde adı giderek daha fazla duyulmaya başlamıştı. Daha sonra Sovyet döneminin tanınmış yazarlarından biri hâline gelecekti, ancak Rachmaninoff tanıştığı yıllarda öncelikle şiirleriyle güçlü entelektüel kişiliğiyle dikkat çekiyordu.
Rachmaninoff yazışmaları 1912 yılında başladı. Şaginyan mektuplarını “Re” imzasıyla gönderiyordu. yazışmalar zamanla sıradan hayranlık ilişkisinin ötesine geçti yaklaşık beş yıl boyunca sürdü. Rachmaninoff’un ona bazen yalnızca “Re” diye hitap etmesi bile, aralarındaki ilişkinin alışıldık sanatçı-tanıdık ilişkisinden daha özel karakter taşıdığını düşündürüyor.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, Şaginyan’ın Rachmaninoff’un hayatındaki yerinin yalnızca hayran ya mektup arkadaşıyla açıklanamayacağı görülüyor. Besteci, çağdaş şiir konusunda onun görüşlerine değer veriyor, yeni şiirler hakkında fikirlerini soruyor önerilerini dikkate alıyordu. durum, Şaginyan’ın yalnızca Rachmaninoff’un müziğine ilgi duyan genç yazar olmadığını, aynı zamanda onun şiirsel dünyasını besleyen isimlerden biri olduğunu gösteriyor.
Şaginyan’ın Rachmaninoff üzerindeki etkisi özellikle şan piyano için bestelediği romanslarında hissedilir. Besteci, çağdaş şiir konusunda güvendiği genç yazardan kendisine bestelemek üzere metinler önermesini ister. Bugün. 34 38 romanslarının şiirsel atmosferinin oluşmasında Şaginyan’ın ciddi payı olduğu düşünülüyor.
ilişkinin en etkileyici taraflarından biri ise karşılıklı ithaflarda saklıdır. Rachmaninoff, “The Muse / Muza” romansını (Op. 34,. 1) Şaginyan’a ithaf. Şaginyan ise 1913 yılında yayımlanan Orientalia adlı şiir kitabını Rachmaninoff’a. Birinin müzikle, diğerinin şiirle verdiği karşılık, iki sanatçı arasındaki ilişkinin en zarif izlerinden biridir.
Rachmaninoff'un Şaginyan'a ithaf ettiği “The Muse/Muza” romansını (Op. 34,.1)Aslında karşılıklı ithaflar, iki sanatçının birbirini nasıl gördüğüne dair ipuçları verir. Rachmaninoff’un “Muza”yı Şaginyan’a ithaf etmesi tesadüf gibi görünmez. Aynı şekilde Şaginyan’ın en önemli erken dönem şiir kitabını Rachmaninoff’a adaması yalnızca nezaket jesti değildir. Her iki tarafta karşılıklı saygı etkilenme hissedilir.
Orientalia, Şaginyan’ın adını duyuran kitaplardan biridir. Ancak yalnızca egzotik Doğu imgeleriyle kurulmuş sembolist şiir kitabı değildir. Şaginyan kitapta kendi kültürel hafızasına yaklaşır. “Ermenistan’a” adlı şiirinde Ermeni kiliselerinin derin ilahileri, uzak vatan özlemi Doğu’ya ait kokular iç içe geçer. Dönemin bazı eleştirmenleri kitaptaki Doğu imgesinin, yüzeysel egzotizmden değil, Şaginyan’ın Ermeni kimliğiyle kurduğu derin ilişkiden doğduğunu yazmıştır.
nokta özellikle önemlidir. Çünkü Şaginyan’ın şiirlerindeki Doğu, dışarıdan bakılan Doğu değildir. gezginin merakıyla kurulmuş egzotik dekor değildir. Şiirlerde hissedilen atmosfer, daha çok ait olunan dünyaya duyulan yakınlıktan doğar. Belki nedenle Orientalia, yayımlandığı dönemde yalnızca estetik tercih olarak değil, aynı zamanda kültürel duruş olarak okunmuştur.
Marietta Şaginyan, Orientalia, “Dolunay”“Her kimsen, gir içeri ey yolcu…
Akşam puslu, nard kokusu tatlı.” (*)
Marietta Şaginyan, Orientalia, “Dolunay”
Şaginyan, Rachmaninoff’un hayatındaki tek Ermeni isim değildir. Besteci daha sonra Avetik İsahakyan’ın şiirini romans olarak besteleyecektir (Op. 38,. 1).
Bugün Rachmaninoff’un müziği dünyanın her yerinde dinleniyor onu hâlâ büyük Rus romantizminin son temsilcilerinden biri olarak duyuyoruz. Ancak büyük müzik dünyasının kıyılarında bazen beklenmedik isimlerle karşılaşmak mümkün. Marietta Şaginyan onlardan. Çünkü Rachmaninoff’un müziği yaşamaya devam ederken, dünyanın yerinde hâlâ “Re” imzası duruyor.
(*) çeviri: Ardaşes Agoşyan