Teknoloji yazarı Ed Zitron, yayımladığı yaklaşık 15 bin kelimelik kapsamlı analizinde OpenAI’ın iş modelinin sürdürülebilir olmadığını öne sürerek bunun yalnızca şirketi değil, yapay zekâ ekosisteminin tamamını etkileyebilecek zincirleme sonuçlar doğurabileceğini savundu. Zitron’a göre üretken yapay zekâ yatırımlarının önemli bölümü, OpenAI’ın gelecekte başarılı olacağı varsayımı üzerine inşa edildi. Analist, varsayımın bozulması hâlinde teknoloji sektöründe 2008 finans krizine benzer güven kaybı yaşanabileceğini iddia ediyor.
Ed Zitron, OpenAI’ın Yapay Zekâ Ekosisteminin Merkezine Yerleştiğini SavunduEd Zitron, analizinde ChatGPT’nin 2022 sonunda yarattığı küresel etkinin OpenAI’ı sıradan teknoloji girişimi olmaktan çıkardığını belirtiyor. Yazara göre şirket, üretken yapay zekâ sektörünün büyümesini destekleyen yatırım hikâyesinin merkezine yerleşti. Microsoft’un milyarlarca dolarlık yatırımları, NVIDIA’nın hızla artan GPU talebi, veri merkezi projelerindeki genişleme, bulut altyapısına yönelik sermaye harcamaları büyük dil modeli geliştiren girişimlerin yüksek değerlemeleri büyük ölçüde beklenti üzerine şekilleniyor.
Zitron, OpenAI’ın başarısız olması durumunda yalnızca şirketin değil; Microsoft, Oracle, CoreWeave, Amazon Web Services (AWS), Google Cloud gibi altyapı sağlayıcılarının yatırım planlarının baskı altında kalabileceğini ileri sürüyor. Analiste göre şirket artık tek başına yapay zekâ geliştiricisi olmanın ötesinde, küresel teknoloji yatırımlarının güven unsuruna dönüşmüş durumda.
Lehman Brothers benzetmesi noktada ortaya çıkıyor. Zitron, OpenAI’ın finansal sistemdeki rolünün birebir aynı olmadığını kabul etse yatırımcı güveni açısından benzer kırılma etkisi oluşturabileceğini düşünüyor. 2008 yılında Lehman Brothers’ın iflası finans sektöründe sistemik risk algısını tetiklemişti. Analist, benzer güven kaybının yapay zekâ yatırımlarında yaşanabileceğini öne sürüyor.
Analizin en dikkat çeken bölümü OpenAI’ın gelir modeli üzerine yapılan değerlendirmelerden oluşuyor. Zitron, üretken yapay zekâ hizmetlerinde asıl maliyetin artık model eğitmekten çok çıkarım (inference) sürecinden kaynaklandığını ifade ediyor. ChatGPT gibi sistemlerde her kullanıcı sorgusu GPU kapasitesi, elektrik tüketimi sunucu kaynaklarını doğrudan etkiliyor. Kullanıcı sayısı artarken gelir aynı oranda yükselmezse işletme maliyetlerinin hızla büyüyebileceği değerlendirmesi yapılıyor.
İkinci eleştiri ise sermaye harcamalarına odaklanıyor. Yapay zekâ şirketleri yalnızca yeni model geliştirmek için değil, aynı zamanda binlerce GPU içeren veri merkezlerini işletmek amacıyla milyarlarca dolarlık yatırım gerçekleştiriyor. NVIDIA’nın hızlandırıcıları, yüksek bant genişliğine sahip ağ altyapıları enerji tüketimi yüksek veri merkezleri, sektörün en büyük maliyet kalemleri arasında bulunuyor. Zitron, yatırımların uzun vadede yeterli nakit akışı üretip üretmeyeceğinin henüz kanıtlanmadığını savunuyor.
Üçüncü başlıkta ise dış finansmana bağımlılık öne çıkıyor. Analiste göre OpenAI’ın yeni modeller geliştirebilmesi, hesaplama kapasitesini artırabilmesi altyapısını büyütebilmesi için önümüzdeki yıllarda büyük yatırım turlarına ihtiyaç duyulabilir. Finansman koşullarının sıkılaşması veya yatırımcıların risk iştahının azalması hâlinde şirket üzerindeki mali baskının artabileceği belirtiliyor.
Ed Zitron, eleştirilerini yalnızca OpenAI sınırlamıyor. Anthropic gibi büyük yapay zekâ şirketlerinin benzer maliyet yapılarıyla faaliyet gösterdiğini belirten analist, sektörün tamamının yoğun sermaye ihtiyacıyla büyüdüğünü ifade ediyor. Özellikle veri merkezi yatırımlarının uzun vadeli kredi anlaşmaları, tahviller proje finansmanı üzerinden yürütülmesi, altyapı şirketlerini yatırım beklentilerine daha bağımlı hâle getiriyor.
Teknoloji dünyasında birçok analist Zitron’ın değerlendirmelerine katılmasa yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliği son dönemin en çok tartışılan başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Microsoft, Meta, Amazon Google sermaye harcamalarını artırmaya devam ederken yatırımcılar üretken yapay zekânın uzun vadede kârlı ekosistem oluşturup oluşturamayacağını yakından izliyor. OpenAI’ın geleceği hakkındaki tartışmalar, nedenle yalnızca tek şirketin performansını değil, küresel teknoloji sektörünün yatırım dinamiklerini ilgilendiren konu olarak değerlendiriliyor.