İstanbul Esenyurt’ta 10 Ekim 2025 gecesi sokak ortasında grup erkeğin saldırısı sonucu hayatını kaybeden belgeselci Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin dava bugün üçüncü duruşmayla devam.

Bianet'ten Cansu Acar'ın haberine göre, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Tosun’un ailesi avukatları Hakan Bozyurt Cemal Yücel hazır bulundu. Sanıklar Abdurrahman Murat Adnan Şahin tutuldukları cezaevlerinden Ses Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

Duruşmayı mek isteyen basın mensupları yurttaşlar ana salona alınmadı, ek salondaki ekranlardan takip edebildi. Salonda yer bulamayan çok sayıda izleyici duruşmayı adliye koridorundan takip.

Duruşmada söz alan Hakan Tosun’un avukatı Cemal Yücel, sanıkların tanıkların iddialarının kamera görüntüleriyle tamamen çürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti:

Tosun'un avukatı: "Birlikte tekmelediler"

"Yalancı tanıkların iddia ettiği uyduruk şeylerin hiçbirinin olmadığı kamera kayıtlarında açıkça görülmektedir. Dört tekme vurulmuştur; tekmelerin şiddeti kadar fazladır ki Hakan Tosun her darbeden sonra geriye doğru kaymak zorunda kalmıştır. Kamera görüntülerinde Hakan’ın sanıklara yönelik herhangi saldırısı veya sözü yoktur. Sanık Abdurrahman bununla yetinmemiş, 7 dakika önce sokağın başına arabasıyla gelip bekleyen sanık Adnan’la birleşerek tekmeler atmış, ardından aynı araçla uzaklaşmışlardır."

Yücel, sanıkların olay yerinden ayrıldıktan sonra tekrar dönerek yarım bıraktıkları işi tamamladıklarını söyledi:

"BMW araçla yeniden aynı sokağa dönüp Hakan Tosun'un önünden geçmişler. 50 metre gittikten sonra davada sanık olması gerekirken tanık yapılan Yusuf Özakdağ motoruyla aracın yanına gitmiş, şeyler söylemiştir. Bunun üzerine Abdurrahman tekrar gelip yumruklamış tekmelemiştir. 'Hiç vurmadım' diyen Adnan araçla gelip tekme atmış, yerde yatan Hakan'ı sertçe silkeleyip bırakmıştır. Tanıklardan biri 'Sarsıp bıraktıktan sonra sesi kesildi' diyor. Sanıklar öldürme kastıyla hareket etmeselerdi ilk olaydaki şiddetli tekmelerden sonra tekrar geri dönüp yarım bıraktıkları eylemi sürdürmezlerdi."

Avukatlar: Kasten öldürdüler

Tosun’un itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ekleyen Yücel şöyle devam.

"Metrobüsteki taciz iddiasıyla Hakan'ı itibarsızlaştırmaya ölümü hak etmiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Bunlar tamamen iftiradır; ezberden söylemiyoruz, görüntüler mahkemenin önündedir. Hakan’ın kadına temasının olmadığı, temastan kaçınmak için tutunmaya çalıştığı sabittir. Ayrıca raporda geçen 1 mg fentanil maddesi uyuşturucu değil, hastanede yoğun bakımda tedavi görürken ağrılarını kesmek için verilen ilacın etken maddesi. Haksız tahrik indirimi uygulanmaksızın sanıkların iştirak halinde 'kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasını istiyoruz."

Üçüncü şahıs

Tosun ailesinin avukatlarından Hakan Bozyurt ise olayda organize eylem olduğuna dikkat çekerek motosikletli 3. şahıs Yusuf Özakdağ’ın sanık olarak yargılanması gerektiğini belirtti:

"Geçen celse sunduğumuz videolarda 3. şahsın rolü açıkça görülüyor. Yusuf Özakdağ adlı kişi Abdurrahman Adnan birlikte hareket ediyor; Hakan darp edilirken orada bekliyor, araç uzaklaşırken tekrar yanlarına gidip iletişim kuruyor. eylem üçünün organize şekilde gerçekleştirdiği saldırıdır. Yusuf Özakdağ hakkında mahkemenizin suç duyurusunda bulunmasını talep ediyoruz."

Bozyurt ayrıca, Hakan Tosun’un mesleki mirası ailesi açısından simgesel değeri yüksek olan fotoğraf kamerası dijital materyallerinin tarafına teslim edilmesini talep.

Söz verilen tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat Adnan Şahin eski ifadelerini tekrarlayarak tahliyelerini talep. Sanık avukatları mahkemeye gelmediği için mahkeme heyeti hüküm kurmadı.

Tutuklu sanıklar Murat Şahin’in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Taraf avukatlarının son savunmalarını yapması karar celsesi için duruşmayı 7 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 10.30’a bıraktı.

Hakan Tosun’un dostlarından açıklama

Duruşma öncesinde Tosun'un ailesi, dostları, yaşam savunucuları meslektaşları Bakırköy Adliyesi önünde araya gelerek “eksiksiz adalet” talebinde bulundu. Bakırköy Adliyesi önündeki açıklamayı Hakan’ın Dostları adına Damla Özen yaptı.

Özen, Tosun’un gazeteciliği boyunca yaşam alanlarını, doğayı hak mücadelelerini tiğini belirterek, “Hakan hayatı boyunca kamerasını gerçeğe çevirdi. Yaşam alanları için direnenlerin, doğasını toprağını savunanların, sesi duyulmayanların yanında. Kamerası onun yalnızca mesleği değil, gerçeğe karşı sorumluluğuydu”.

Daha sonra konuyu davaya getiren Özen, Tosun'un öldürülmesine ilişkin kamera görüntülerinde sanıklarla birlikte hareket ettiğini görülen motosikletli üçüncü kişi olduğunu söyledi. kişinin dosyada tanık olarak yer aldığını belirten Özen kişinin sanık olarak yargılanmasını istedi:

“Görüntülerde kişi daha var: Motosikletli üçüncü. Kamera kayıtlarında sanıkların yanında olduğu onlarla birlikte hareket ettiği görülen kişi bugün hâlâ sanık değil; dosyada tanık sıfatıyla yer alıyor.

Biz bunu kabul etmiyoruz. Motosikletli üçüncü kişinin sanık olarak yargılanmasını istiyoruz. Görüntüler ortadadır. dosyada gerçeğin bölümü görülüp bölümü görmezden gelinemez.”

Özen ayrıca Tosun’un bulunması, olayın aydınlatılması gerekli işlemlerin yapılması sürecinde ihmali bulunan kamu görevlileri olup olmadığının ortaya çıkarılmasını istedi.

“Hakan’ın bulunması, olayın aydınlatılması gerekli işlemlerin zamanında yerine getirilmesi sürecinde görevini yerine getirmeyen, ihmali bulunan kamu görevlileri varsa onlar hukuk önünde hesap vermelidir”.

“ yıldır yasını tutamayan anne”

Tosun’un ölümünün üzerinden 10 Ekim’ yıl geçmiş olacağını söyleyen Özen, ailenin arkadaşlarının süre boyunca hukuk mücadelesi yürüttüğünü anlattı:

“ yıldır yasını tutamayan anne. Kardeşleri. Dostları. Biz yasımızı unuttuk. Çünkü Hakan’ı kaybetmenin acısını yaşayamadan adalet aramaya başladık.”

Özen, davanın takipçisi olmayı sürdüreceklerini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:

“Hakan hayatı boyunca başkalarının sesini duyurmak için kamerasını taşıdı. Şimdi sıra bizde. Şimdi biz Hakan’ın sesiyiz.

Biz intikam istemiyoruz. Biz gerçeğin tamamını eksiksiz adalet istiyoruz. Bütün sorumlular yargı önüne çıkarılana, bütün ihmaller açığa çıkarılana adalet eksiksiz biçimde sağlanana kadar davanın peşini bırakmayacağız.”

Ne olmuştu?

Hakan Tosun, İstanbul’daki kentsel dönüşüm mağduriyetlerini, kent suçlarını, deprem sonrası Hatay’ yaşanan hak ihlallerini, Akbelen İliç gibi ekokırım mülksüzleştirme sahalarındaki yurttaş mücadelesini, Adalar’daki atlar için verilen direnişi hayvan hakları ihlallerini haberleştiren bağımsız gazeteciydi.

10 Ekim 2025 gecesi Esenyurt’ta sokak ortasında evine gitmek üzere yürürken uğradığı saldırı sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Saldırı sonrası ailesi, haber alamadığı Hakan Tosun’a saatlerce ulaşamadı. 27 saat sonra sabaha doğru alınan haberle Tosun’un baygın halde bulunarak Başakşehir Çam Sakura Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi. Tosun yoğun bakımda üç gün boyunca verdiği yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.

Polis soruşturmada 18 yaşındaki Abdurrahman Murat 24 yaşındaki Adnan Şahin’i gözaltına. Akabinde Abdurrahman Murat Adnan Şahin, 12 Ekim 2025 tarihinde “kasten yaralama” suçlamasıyla tutuklandı.