Artı Gerçek - Amed Şiddetle Mücadele Ağı tarafından kadın cinayetlerine karşı başlatılan “Kadın Adalet Hafıza Nöbeti”nin ilk eylemi Diyarbakır Adliyesi önünde gerçekleştirildi.

Çok sayıda siyasi parti sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı eylemde “Kadınlar adalet hafıza nöbeti tutuyor” pankartı açılırken, öldürülen kadınların fotoğrafları taşındı. Basın açıklamasını avukat Cansel Talay okudu.

Talay, kadınların erkekler tarafından öldürüldüğü, ölümlerin “intihar”, “kaza” veya “şüpheli” denilerek karanlıkta bırakıldığı ortamda sessiz kalmayı reddettikleri için nöbet başlattıklarını söyledi.

Kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığını belirten Talay, “ cinayetler münferit değil, patriyarkanın, cezasızlığın kadınların yaşamları üzerinde hak iddia eden erkek egemen düzenin sonucudur”.

'ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMÜ, ÖLÜM BİÇİMİNİN ADI DEĞİLDİR'

Talay, adalet talebinin yalnızca ölüm sonrasında verilecek cezayla sınırlı olmadığını belirterek kadınların yaşarken korunmasını, şiddet başvurularının ciddiyetle değerlendirilmesini şüpheli ölümlerin bütün yönleriyle araştırılmasını istedi.

“Şüpheli kadın ölümü, ölüm biçiminin adı değildir; soruşturma makamlarının gidermekle yükümlü olduğu şüphenin adıdır” diyen Talay, bütün deliller toplanmadan ölümün intihar veya kaza olarak kabul edilmesinin hakikati karanlıkta bıraktığını söyledi.

Talay, “Biz hakikatin karanlıkta bırakılmaması hiç kimsenin unutulmaması için buradayız” ifadelerini kullandı.

İLK HAFTADA 8 KADININ HİKÂYESİ ANLATILDI

Nöbetin ilk haftasında 25 Eylül-5 Ekim tarihleri arasında farklı kentlerde yaşamını yitiren kadınların yanı sıra daha önce öldürülen adalet arayışları süren kadınlar anıldı.

kapsamda Diyarbakır’dan Ayfer Çakmak, Kocaeli’den Fatma Çiğil, Sakarya’dan Betül Arık, Kütahya’dan Nalan Temelkıran, Ankara’dan Buse Akgün Gök, İzmir’den. Özlem Gültekin Çelik, Mardin’den Zekiye Can Bursa’dan Gökçe Alkanın hikâyeleri ıldı.

Açıklamada, isimlerin belirlenen dönemde yaşamını yitiren kadınların eksiksiz listesi olmadığı, kamuoyuna yansıyan bilgilerine ulaşılabilen dosyalardan oluştuğu belirtildi.

'KAMU GÖREVLİLERİ HESAP VERSİN'

Talay, kadınların şiddete maruz kalmadan yaşamları hakkında korkusuzca karar verebildikleri eşit özgür yaşam talep ettiklerini söyledi.

Şiddet başvurusunda bulunan veya hakkında koruyucu önleyici tedbir kararı bulunan kadınların öldürülmesi durumunda yalnızca faillerin değil, gerekli önlemleri almayan kamu görevlilerinin hesap vermesi gerektiğini belirten Talay, “Kadınların ölümünde ihmali bulunanların sorumluluğunu sormak için burada olacağız”.

Talay, nöbetlerin artık ihtiyaç duyulmayacağı, kadınların katledilmediği şiddetten korunmak için mücadele etmek zorunda bırakılmadığı yaşam istediklerini belirterek eylemlerin sürdürüleceğini ifade.

Basın açıklamasının ardından kadınlar, “Jin, jiyan, azadî”, “Bijî tekoşina jinan”, “Koruma, aklama, yargıla”, “Erkek vuruyor, devlet koruyor” “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları.