Laika stüdyosu denildiğinde sinemaseverlerin akklına gelen; el emeği göz nuru stop-motion işçiliği, karanlık masallar çocuk sinemasının sınırlarını zorlayan cesur anlatılardır. Coraline, ParaNorman ya Kubo and the Two Strings gibi yapımlar, teknik ustalığı sağlam birer dramatik omurgayla buluşturmayı başarmıştı. Ancak stüdyonun en iddialı maliyetli projelerinden biri olan Missing Link (Kayıp Halka / Bay Link, 2019), mirası sırtlayamayarak stüdyonun en sığ en hayal kırıklığı yaratan işine dönüşüyor.
Dekor Olarak Kullanılan Derinlikli TemalarFilm; 19. yüzyıl Viktorya dönemi Britanya’sının kibirli entelektüel elitizmini, “Öteki” kavramını, sömürgeci bilim anlayışını aidiyet krizini kağıt üstünde harika birer malzeme olarak seçiyor. Lord Fortnightly’nin temsil ettiği sömürgeci zihniyet veya Londra’nın kapalı, snob kulüpleri vaatkâr birer alt metin sunuyor.
Ancak sorun konular asla işlenmiyor. Senaryo, kavramları derinleştirmek veya eleştirmek yerine sadece geçici birer dekor olarak kullanıyor. Karakterler socio-politik felsefi gerilimleri deneyimlemek yerine, sadece hızlı “noktadan noktaya gitme” macera döngüsünün içinde koşturup duruyorlar. Fikir var, alt yapı var; fakat senaryo aşamasında fikirlerin üzerine tek damla dahi düşülmemiş.
“Ama çocuk filmi” savunması, sinema tarihi boyunca zayıf senaryoları aklamak için kullanılan ucuz kılıftan ibarettir. Çocuklara hitap etmek sığ olmayı, karakter gelişimini pas geçmeyi veya hikayeyi basitleştirip pespayeleştirmeyi asla gerektirmez. Pixar’ın veya bizzat Laika’nın kendi geçmiş işlerinin çocuklara alt metinler, varoluşsal sancılar gerçek duygusal ağırlıklar sunduğu düşünüldüğünde, Missing Link’in çocuklara sunduğu bomboş öğüt ya kalıcı içgörü dahi olmadığı açıkça görülüyor. Bay Link’in Shangri-La’daki kendi soydaşları (Yeti’ler) tarafından dışlandığı sahne, “Kendi köklerin bile seni anlamayabilir” gibi müthiş radikal acımasız gerçeği işleyebilecekken, olay üç dakikada geçiştirilip sıradan kaçış aksiyonuna bağlanıyor. Çocuk izleyiciye bile haksızlık eden basitleştirme.
Komedi Motorunun Tıkanması: “Harfiyen Anlama” Kısır DöngüsüFilmin mizah anlayışı, Bay Link’in (Susan) insan dilini deyimleri tamamen harfiyen anlaması (literalization) üzerine kurulmuş. İlk çeyrek saatte tebessüm ettiren şaka, filmin geri kalan 80 dakikası boyunca tek esprisi haline geliyor. Sürekli aynı şakanın, aynı ritimle tekrar edilmesi süre sonra mizahı öldürüyor karakterin zihinsel derinliğini sıfırlıyor. Sir Lionel Frost’un bencil aristokrattan fedakar dosta evrilme süreci kadar aceleye getirilmiş temelsiz bırakılmış ki, ikilinin arasındaki dostluk bağı havada kalıyor.
Tekniğe Aşık Olup Ruhu UnutmakLaika filmde stop-motion teknolojisinde adeta devrim yarattı: devasa setler, binlerce farklı 3D baskı yüz ifadesi, muazzam renk paleti akıcı kamera hareketleri… Ancak görsellik kadar ön plana fırlamış ki, senaryo rengarenk maketlerin kuklaların altında ezilip gitmiş. Ambalaj kadar parlak ki, paketi açtığınızda içinden sadece içi boş yol komedisi çıkıyor.
SonuçMissing Link, teknik açıdan mühendislik harikası, sinematografik zanaat gösterisi; fakat senaryo ruh namına tamamen bomboş Kriptidleri, bilinmeyeni macera ruhunu seven insanlarla ya derinlik arayan sinemaseverlerle adeta dalga geçer gibi, potansiyeli yüksek fikirleri harcayan hayal kırıklığı deneme.